Sabah otelin sahilinde denize girdik.. Yine otelde yapılan Hawaii kültürüne ait tanıtımları izledik. Günün çekilişinde Uzakdoğu orijinli olup Kanada'da ikamet etmekte olan Yoshida klanına karşı bir şey kazanamadık. Meğer her sene büyükanne, büyükbaba, torunlar derken aynı aileden yaklaşık 6-7 kişi aynı otele tatile gelirlermiş. Bir de aynı isimli sos varmış adamlarla bir hayli dalga geçtiler. Öğle yemeğinin ardından hala akıllanmadan (!) sahil keşfine çıktık.
İlk durağımız Kaanapali sahiliydi. Kumsal oldukça güzeldi, denize girdiğimizde dalgıçlar çıkıyorlardır. Sahilden dalış yapılabiliyor olması şaşırtıcıydı.
Sonra ise Black Rock'ın keşfi için uzun uğraşlar verdik. Sahilde otopark bulamadık, bulduğumuzdaysa yürüme mesafesi olarak bir hayli uzaklaşmıştık.
Hawaii'de lüks oteller sahili sahiplenemiyorlar, her yerde ziyaretçiler için ücretsiz otoparklar ayrılıyor. Fakat bunlar da otel müşterilerine ayrılanlara nispeten daha küçük ve kuytu köşelerde oluyor. Neyse biz sahili baştan başa yürüdük ve Black Rock'ı bulduk. Beklediğimizden daha popüler bir yer olduğu için çok kalabalıktı. Bir kaplumbağacık o kalabalığın içinde yüzmeye uğraşıyordu, yönünü şaşırmıştı, yazık. Orada 2-3 saat geçirdikten sonra otelimize doğru yola çıktık.

No comments:
Post a Comment