Sunday, 22 April 2012

22 Mart

Selçuk sabahın köründe (gece demek daha doğru olur, 4'te) otelin satışını yaptığı balık turuna katıldı. Tur yaklaşık 6 saat sürdü...  O gün şansa inanılmaz dalgalıydı okyanus. 5 kişinin olduğu teknede sadece bir kişi balık tutabilmiş. Selçuk doğal olarak pek memnun kalmadı. Tutulan balık da gayet büyük, derin deniz balığı.


Ben de otelin aktivitelerine katıldım, bu sefer Yoshida klanının şansını alt ederek palimiye yapraklarından elde örülerek yapılan şapkayı kazandım :)




Öğlene doğru Selçuk geldiğinde, adanın şelalerini keşfe çıktık. Ünlü Hana yoluna doğru giderken son kasaba olan şirin Paia'dan geçtik ve rüzgar sörfçülerinin gözde sahillerinden Ho'okipa'da fotoğraf molası verdik. 





Sonraki durağımız Twin Falls'tu. Onca yol yürümemize rağmen yanlış kişilerin peşinden gittiğimizden olacak, şelaleleri bulamadan vazgeçtik ve yola devam ettik. İlk gece otele döndüğümüzde neler kaçırdığımızı görünce ertesi gün şelaleyi bulabilmek için tekrar denemeye karar verdik. 

Hana yolunda fotoğraf çeke çeke bir hayli ilerledik ama yol çok virajlı ve dardı. Köprülerden yalnızca tek araç geçebiliyordu.. Oldukça stresli fakat manzarası da bir o kadar güzel olan bu yoldan dönüşte Lahaina şehir merkezinde turistik eşya satan mağazaları ve sanat galirelerini gezdikten sonra otelimize geri döndük. 





Saturday, 21 April 2012

21 Mart

Sabah otelin sahilinde denize girdik.. Yine otelde yapılan Hawaii kültürüne ait tanıtımları izledik.  Günün çekilişinde Uzakdoğu orijinli olup Kanada'da ikamet etmekte olan Yoshida klanına karşı bir şey kazanamadık. Meğer her sene büyükanne, büyükbaba, torunlar derken aynı aileden yaklaşık 6-7 kişi aynı otele tatile gelirlermiş. Bir de aynı isimli sos varmış adamlarla bir hayli dalga geçtiler. Öğle yemeğinin ardından hala akıllanmadan (!) sahil keşfine çıktık. 






İlk durağımız Kaanapali sahiliydi. Kumsal oldukça güzeldi, denize girdiğimizde dalgıçlar çıkıyorlardır. Sahilden dalış yapılabiliyor olması şaşırtıcıydı.





Sonra ise Black Rock'ın keşfi için uzun uğraşlar verdik. Sahilde otopark bulamadık, bulduğumuzdaysa yürüme mesafesi olarak bir hayli uzaklaşmıştık. 




Hawaii'de lüks oteller sahili sahiplenemiyorlar, her yerde ziyaretçiler için ücretsiz otoparklar ayrılıyor. Fakat bunlar da otel müşterilerine ayrılanlara nispeten daha küçük ve kuytu köşelerde oluyor. Neyse biz sahili baştan başa yürüdük ve Black Rock'ı bulduk. Beklediğimizden daha popüler bir yer olduğu için çok kalabalıktı. Bir kaplumbağacık o kalabalığın içinde yüzmeye uğraşıyordu, yönünü şaşırmıştı, yazık. Orada 2-3 saat geçirdikten sonra otelimize doğru yola çıktık. 

Thursday, 19 April 2012

20 Mart

Güzel bir uyku ardından şöyle bir manzaraya uyanmak.. Otelimiz Napili Kai Beach Resort. Tam bir aile oteli... Hizmet kalitesi, odaların temizliği, manzarası ve konumu itibariyle dört dörtlüktü.. 



Otelimizin yakınlarında bulunan marketten alışveriş yapıp kahvaltı işini hallettikten sonra internetten bulduğumuz şnorkel için en güzel sahilleri keşfe çıktık. 




İlk durağımız Honolu'a Bay oldu. Arabayı park ettikten sonra sahile ulaşmak için orman içinden 5-10 dk kadar yürümek gerekiyor. Gittiğimiz gün hava harikaydı ve şansımıza aynı anda 3 deniz kaplumbağasıyla bile yüzdük. Deniz rengarenk balıklara ev sahipliği yapıyor.. aynı akvaryum... 


Başka sahillere doğru yola çıkalım derken arabanın anahtarını arabanın içindeyken kapıyı kapamamız ile kapılar kilitlenmesin mi? Tüm paramız, cep telefonumuz, kimlik vb. her şeyden yoksun bir halde dımdızlak yolda kaldık. 10-15 dk şoka girdik ve hiçbir şey yapamadık. Sonra sahile gelen bir başka arabadan yardım istedik ve bizi otele bırakmalarını rica ettik. Amerikalılar gerçekten çok kibar ve yardımsever insanlar... ya da biz hep öylelerine rastladık, bilmiyorum.. bizi otele kadar bırakacaklar ama yolu bilmiyoruz ki.. GPS'e güvenerek gitmişiz oralara.. neyse arabayla bir süre ilerledikten sonra uygun bir yerde inelim dedik.. bizi götüren kızın da çok zamanını almamak için.. tabi oteli bir hayli geçmişiz.. öğle sıcağında yaklaşık 1 saat yürüdük ve sora sora oteli bulduk...işte yürüdüğümüz yol.. 


O gün kiralama şirketi, çekici vs derken 3-4 saatimiz otelde endişeli bir bekleyişle geçti.. Akşama doğru otele yürüme mesafesinde olan Kapalua Bay'e gittik.. Güneşin batışına yakın bir saat olduğundan mıdır bilinmez, sahilin ayrı köşelerinde aynı anda 4 çift evleniyordu.. çiftlerden biri...


Bu da Kapalua'nın deniz altı yaşamından bir kare...



Akşam bir sonraki günün gezi planını çıkarmak üzere otelimizin yolunu tuttuk.. 




Wednesday, 18 April 2012

19 Mart

Gemi seyahatimiz iptal olunca Expedia'dan Hawaii'nin Maui adası için uçak-otel-araç paketi aldık. Aslında uçak biletini gemi seyahati için almış olduğumuz Puerto Rico biletiyle değiştirelim dedik ama ayrı ayrı daha pahalıya geleceğini anladığımızdan paket almaya karar verdik. 




Otele karar verirken Trip Advisor ve booking.com'daki yorumları baz aldık ve kararımızdan çok memnun kaldık. Sabahın erken saatlerinde Orange County-John Wayne havalimanından aktarmamız için United Airlines ile San Francisco'ya uçtuk. Uçağımız havalimanına saatinde indiği halde gate'e yanaşamadığı için ne yazık ki Maui uçağını kaçırdık ve bir sonraki uçağı 5,5 saat beklemek zorunda kaldık. Neyse ki SF havalimanında her yerde ücretsiz wi-fi ve şarj üniteleri mevcut. Zamanımızı internette oyalanarak geçirdik. Advanced Wireless Group diye bir şirket Amerika'daki bazı havalimanlarında reklam izleme karşılığında ücretsiz wi-fi hizmeti veriyor. 45 dk'da bir tekrar reklam izleyip login olmanız gerekiyor. Türkiye'deki girişimciler için de güzel bir iş alanı. 






Yaklaşık 5 saatlik uçuşun ardından Maui'ye vardık. Havalimanından kiralık aracımızı ne olur ne olmaz diyerek full sigorta yaptırıp teslim aldık. GPS'e otelin adresini girdik ve yaklaşık 1 saat süren yolculuğun ardından GPS bizi otelin yanındaki Ritz Carlton otelinin tenis sahasına kadar götürebildi. Sonrası sora sora Bağdat'ın bulunması :) 

17-18 Mart

2 gün boyunca çevredeki sahilleri gezdik. Önce Balboa Adası'na gittik... Denize sıfır evleri, hemen hemen her eve ait iskeleleriyle tam bir sayfiye kasabasını andırıyordu. Sahilde bir çok şeyin yasak olması, adeta bu düzenin nasıl sağlandığının habercisiydi. Aşağıya yasak tabelasının fotoğrafını ekliyorum. 




Sonraki durağımız Newport Beach ise MTV'nin The Hills'inden de hatırlayacağınız üzere güzel manzarası ve ihtişamlı yaşam tarzıyla akıllarda yer etmiş. Bizim gittiğimiz gün hava fırtınalıydı.. Çok rahat dolaşamadık... 




Oradan Huntington Beach'e gittik. O kadar fırtınaya rağmen insanların sörf yapıyor olması çok şaşırtıcıydı.. 

Tuesday, 17 April 2012

16 Mart

Sabah 7'de Irvine Spectrum'daki Apple mağazasında yeni iPad lansmanı için sıraya girdik. Apple çalışanları sıradakilere Starbucks kahve ve su dağıttı. Sıradaki herkesin siparişi önceden alındı ve sıra numarası verildi. Hiçbir kargaşa ve sıkıntı yaşanmadı. Bizim sıraya girdiğimiz mağaza ile ilgili haber burada


Öğleden sonramızı San Diego'daki USS Midway uçak gemisi ve model tren müzesi gezilerine ayırdık. Hemen hemen tüm çalışanların gönüllü olarak çalıştığı USS Midway yıllar içinde popüleritesini artırmış. 4 saat gezdik yine de her yeri dolaşamadık. Model tren müzesi ise tek kelimeyle müthişti. San Diego-Arizona gibi gerçek tren güzergahlarının birebir modelleri sergileniyordu. 






15 Mart

Alcatraz turuna katılmak için sabah limana gittik ama çok yağmur yağıyordu. Tur için 2 saat beklememiz gerektiğinden vazgeçtik ve Silikon Vadisi'ni turladık. Googleplex'i gezdik, içeri girebilir miyiz acaba diye zorladık ama olmadı. 


Dönüş yolunda manzarasıyla ünlü sahil yolunu tercih ettik. 





Önce şirin sahil kenti Monterey'e uğradık, Marina ve iskelesini dolaştık. Oradan müthiş manzaralar eşliğinde Hearst Castle'a vardık. Fakat kapanmasına 1 saat kaldığından sadece müzesini gezebildik. Sahilde dinlenen deniz aslanlarını izledik ve fazlasıyla dost canlısı (!) sincapları sevdik.











14 Mart

Sabah erkenden San Francisco'ya hareket ettik. Yolumuz 6 saat sürdü. Yolda devasa California çiftlikleri ile küçük bir hortum görme fırsatımız oldu. San Francisco oldukça yağışlıydı, direkt Golden Gate köprüsünü gittik. Köprüden karşı kıyıya geçtik ve orada da bir kaç fotoğraf için gezindikten sonra şehir merkezindeki Fisherman's Wharf'a uğradık. Genelde turistik bir yer ve bolca deniz mahsülü lokantası bulunuyor. Hediyelik eşyalarda çeşit bol ve fiyatlar makul. 


San Francisco'nun yolları cidden çok dik, trafik kuralları tüm Amerika'da olduğu gibi sıkı ve cezalar el yakıyor. Aman dikkat. 


Amerika'da bir çok Starbucks'ta ücretsiz wifi mevcut. Biz de bir Starbucks'ta internete girip otel ayarladık. Merkezdeki oteller biraz pahalı, ayrıca otopark bulmak zor. Bir gece için otoparka 27$ ödemek zorunda kaldık.  




13 Mart

Princess Cruises ile yapacağımız 1 haftalık Southern Caribbean turu LA-Puerto Rico uçağımızın kalkışına 2 gün kala motorunda çıkan arızadan dolayı iptal edildi. Bütün günü alternatif ne yapabiliriz diye araştırarak geçirdik. 3,000 kişilik bir cruise'un iptal edilebileceğini hiç düşünmemiştik uçak biletini iadesiz almamız hatamız oldu. Princess'in müşteri hizmetleri ise tam bir fiyasko. 

Monday, 16 April 2012

12 Mart

Tüm günü San Diego Hayvanat Bahçesi'ne ayırdık. Giriş ücreti kişi başı 42$ ve otobüs turu, express otobüs ve teleferik turunu içeriyor. 6$ farkla 4 boyutlu Happy Feet gösterisini izledik ki bu farka değecek bir deneyim... Koltukların yanlarından, ayaklardan su, rüzgar gibi efektlerle sürprizler içeriyor. 


Hayvanat bahçesi çok geniş olduğu için ilk önce otobüs turu yaptık sonra da yakından görmek istediğimiz bölümleri yürüyerek gezdik. Sigara içenler için bir uyarı : Hayvanat Bahçesi ve çevresinde (otoparkında bile) sigara içmek yasak, aracınızla uzağa gidip tekrar dönmeniz gerekiyor. 


Dönüş yolunda Carlsbad Premium Outlet'e uğradık. Tommy ve GAP gibi mağazaların indirimli ürünleri oldukça cazip. 





Mart 2012 Amerika Gezimiz

Eşimle önceki gezilerimiz için böyle bir blog yapmak aklıma gelmediği için en son gezimizden anlatmaya başlayacağım. 10 Mart Cumartesi günü Atatürk Havalimanı'ndan THY Los Angeles direkt uçuşu ile 14 saatte, saat farkından dolayı yine Cumartesi günü öğleden sonra LA'e ulaştık. Akşam saatlerinde vardığımız için gece normal bir uyku ile jet lag'in üstesinden gelebildik. 


11 Mart : Sabah güzel bir kahvaltı sonrası Irvine'dan San Diego'ya yola çıktık. Normalde 1 saat sürüyor fakat biz geze geze gittiğimiz için daha uzun sürdü. Yolda sincapları sevdik, yamaç paraşütçülerini izledik, Coronado adası ve San Diego şehir merkezini gezdik.